Barbaros Tuyukun ile Söyleşi

Okurların siz yazarları daha yakından tanıyabilmesi için bir dizi söyleşi tertip etmiş bulunuyoruz. Bu yazarlar arasında farklı bir kalem olarak göze çarpan siz Barbaros Tuyukun'u da okurlarımıza bir nebze tanıtmak isteriz. Bize biraz kendinizi anlatır mısınız?

Barbaros TUYUKUN: Yazılarımızı takip edip bizi uslübumuzdan tanıyan muhterem okurlarımıza birkaç cümle ile kendimizden bahsederek, onların kısmen de olsa bizi tanımalarını yararlı buluyorum. Ankara'da ikamet eden ve memleketi Ankara olan, çeşitli vesilelerle ecnebi memleketler gezmiş ve oraları görüp muhakeme ve mukayese edebilme fırsatı yakalamış biriyim. Öğrenim hayatımızın bazı dönemlerinde teşkilatlarda görev aldım. Bunun haricinde uzun yıllardır çeşitli sitelerde; sadece Ülkücü dünya görüşünü savunacak yazılarımla da sanal ortamda fikri vazife yürüttüm.
Yönetim, Adalet, Ekonomi ve Sosyal Politikalar alanında çeşitli fakültelerde, üniversite ve enstitülerde öğrenim aldım, “öğrenmemenin” yaşamamak olduğu inancıyla, öğrenmeyi hayatımın eksenine koyarak halen öğrenim ve eğitimime devam etmekteyim. Siyasete zaman zaman değiniyor olsakta genellikle düşüncelerime ve halet-i ruhiyeme tasvir olacak deneme türü yazılar yazarak sizlerle buluşmayı uygun buluyorum..


Sizi senelerdir tanıyan bir Ülküdaşınızdan öğrendiğimiz kadarıyla, "ney" üzerine de bir dizi eğitim aldığınız yönünde bilgiye sahibiz. Bize biraz “ney”den bahsedebilir misiniz ve halâ bu zor müzik aletiyle alakadar olabiliyor musunuz?

Barbaros TUYUKUN: Ney ile tanışıklığım çok küçük yaşlarıma rastlar, o zamanlar ilgime karşılık bir yakınımızın bana hediye ettiği ney'e yıllarca üflemeye çalıştım ancak bir türlü başaramadım. Yıllar sonra tasavvufi yönüyle de ilgilenen güzel bir neyzenle tevafuken karşılaştım ve ilk neyimi gösterdiğimde tebessüm etti oyuncak olduğunu söyledi, meğer yıllarca bir oyuncağa üflemişim…
İşte o gün gerçek bir ney aldım ve  yıllarca üfleyemediğim ney’e hocamın telkin ettiği şekilde üflediğimde; o yıllardır özlemle ve hasretle beklediğim sesi 1-2 dakikada çıkarır oldum. Devamında meşk usulünde aldığımız eğitimler ve tasavvuf sohbetleriyle mananın derinliklerindeki ney sesini duyma fırsatı buldum. Şimdi ney sesinin manasına götüren mübarek, hakkın rahmetine kavuşmuştur o'na da rahmet…

Sizi ney ile gerçek manada tanıştıran üstadınıza Allah rahmet eylesin. Âmin. Ney ile ilişkiniz sizin hayatınıza hangi boyutta yansıdı? Herhangi izler bırakıp yaşantınızı etkiledi mi? Ne gibi bir rol oynuyor şu an hayatınızda?

Barbaros TUYUKUN: Ney demek sabır demek. Bir sesi çıkarabilmek için günlerce uğraşmak birçok insanı önce deli eder, ama deli oldukça o ses çıkmaz sonra hocanın sabır telkinini hatırlarsın; sabretmeyle birlik mucizevi bir şekilde istediğiniz sesi çıkarmaya başlarsınız. Sabırla ve teslimiyetle çalışıldıkça ney muhakkak neyzene cevap verir…
Birde ney; kamıştan imal edilen bir sazdır. Batı sazları gibi değildir. İyi ve doğru bir el tarafından açılmazsa, akordunda sıkıntı yaşanması muhtemeldir. Bundan ötürü birçok neyzen, neyinde hata arar ve neyiyle manevi bir bağ kuramaz, hocam “neyde değil, hatayı kendinde ara” derdi. Ben hep hatayı kendimde aradım, kendimde buldum; kendimde buldukça da hatalarımı aştım… Lâkin hayat telaşı, hocamın hakka yürüyüşü ve meşk ortamımızın henüz oluşmaması sebebiyle ney'e eskisi kadar zaman ayıramıyorum maalesef.

Takribi kaç senedir yazılar yazıyorsunuz ve hatta yayınladığınız ilk yazınızı hatırlıyor musunuz? İlk yazılarınıza şöyle dönüp bir baktığınızda neler hissediyorsunuz?

Barbaros TUYUKUN: İlk yazımı hatırlamıyorum bundan 8-10 yıl evveliydi ancak ilk yazılarımdan halen arşivimde kalanlar mevcut.. O dönemde daha fevri ve sert bir kaleme sahipken bugün daha makul ve ağırbaşlı bir hal aldı.. Ama yinede durulduğumuz söylenemez bam telimize namert tezenesi dokunursa en sert notayla cevap vermekten asla çekinmeyiz.

Birkez daha neye geleceğiz. Ney derken, akla haliyle tasavvuf ve aynı zamanda ebru vb. şeyler geliyor. Başka türlü, buna benzer çalışmalarınız var mı? Yoksa, düşünüyor musunuz?

Barbaros TUYUKUN: Başka sanatsal bir çalışmam yok. Oldukça yoğun bir iş ve öğrenim hayatım var maalesef henüz hayatı kazanma telaşından dolayı sanata yeterli vakit ayıramıyorum.

Günümüzde oldukça sık kullanılan , neredeyse insanların vakitlerinin büyük çoğunluğunu harcadığı sosyal mecralar (facebook, twitter vb.) hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Barbaros TUYUKUN: İletişim tarihin her çağında olduğu  gibi günümüzde de son derece önemli ve artık çok daha hızlı ve kolay. Bugün birçok siyasetçi, sanatçı, bilim adamı ve medya temsilcisine sosyal medya aracılığıyla ulaşabilmemiz mümkün, haliyle de bu iletişim araçlarını iyi kullanarak her eve girebilmeli herkese ulaşabilmeliyiz.

Bugün genel olarak yurdumuzun içinde bulunduğu durum hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Barbaros TUYUKUN: Ülkemizin son yıllarda geldiği nokta beni hayli endişelendirmektedir. Ekonomik anlamda çok iyi olduğumuz dile getiriliyor ancak memur ve asgari ücretlilere %5'den fazla zam verilemiyor, bunun yanında ne kadar ek ödeme varsa kesiliyor. Cari açık Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırıyor, denk bütçe asla ulaşılmaz bir ütopya olarak karşımızda duruyor, GSYH artsa da gelir dağılımdaki adaletsizlik had safhada.
Dış politikada sıfır sorunla yola çıkılmasına karşın sorunsuz bir komşumuz yok, Ermeni’lerle, İran’la, Irak’la ve Suriye’yle yaşanan yalancı bahar yerini kışa bıraktı ve uç noktalarda diplomasiyle güç bela savaştan uzak durur vaziyetteyiz. İç politikada en büyük mesele terör, bu kamuoyu araştırmalarıyla sabitken terör şiddetle tırmanmakta bu konuda ciddi askeri, sosyal ve ekonomik tedbirler alınsa da birkaç yıl önce yapılan açılımlar ve terörün siyasi uzantılarına verilen tavizler işi çığırından çıkarmıştır. Yapılan hataları telafi etmek bir kenara dursun eski hali bile aratacak düzeyde bir kaotik ortam söz konusudur. Devlet yönetiminde en ufak bir siyasi hata uzun vadeli bedeller ödemeye sebep olmakta ve bunun bedelini maalesef milletimiz ödemektedir.
Bugün ülkede sevindirici bulduğum gelişmeler ulaşım alanında yaşanmaktadır, duble yollar, otoyollar ve hızlı tren projeleri ile havayolu taşımacılığının önünün açılması çok önemli gelişmelerdir fakat maalesef bu önemli gelişmeler yine yapılan otoyolların ve köprülerin özelleştirilmesi ile gölgelenmekte devlete ciddi gelir sağlayan kaynaklar kesilerek kamunun bütçesine sıcak para uğruna uzun vadede ciddi yükler yüklenmektedir.
Ülkede ciddi bir manevi boşluk oluşmuştur, bunun delilleri ise ne yazık ki ortadadır.
Eskiden faili meçhul cinayetlerle dolu 3. sayfalar artık failide makdülüde aynı aileden olan cinayetlerle doludur, kadın cinayetleri, asker intiharları, tecavüz ve sapkınlıklar toplumun manevi yapısında eksen kayması olduğunun birer ispatıdır. Ilımlı İslam adı altında dayatılan ve hoşgörü hapı olarak yutturulup, uyum yasalarıyla kanunileşen fütursuzluk, ahlaksızlık ve edepsizlik milletin olmazsa olmaz değerlerini temelden dinamitlemiş, toplumsal yapıda ciddi tahribatlar meydana getirmiştir. Sözün özünde enkaza dönmüş bir yapı ve bu ortamda debelenen bir milli şuursuzluk hareketi doğmuştur.
Rabbim şuursuzluklarla mücadele eden, şuurunu kaybetmeyen ve milletine şuurunu hatırlatan nesillerden olmayı Türk İslam Ülkücüleri’ne nasip etsin. En nihayetinde İlay-ı Kelimetullah davasının temsilcileri olan Ülkücüler elbette ki varlıklarının sebebini unutmayacak ve nizam-ı âlemi yeniden gerçekleştireceklerdir.

Âmin, inşaAllah. Çok güzel değindiniz bu hususa Allah razı olsun siz ve gibilerden. Peki artık söyleşimizi yavaş yavaş bitirelim.
Bu suallerden çok öte ve ziyade, mümkünse bize biraz da günlük hayatınızdan bahseder misiniz?

Barbaros TUYUKUN: Günlük hayat adı üstünde gündelik yapılan ve günü kurtarmak için yapılan işlerle geçiyor, iş güç ve koşturmaca arasında kalan zamanlarda eğitimimle ilgileniyor, basını takip ediyor ve okumaya gayret ediyorum. Vakit buldukça da yeni yerler görmeye gayret ediyorum.

Peki; bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Son olarak okurlarımıza söylemek istedikleriniz varsa onları da alıp ve böylece söyleşimizi burada noktalayalım.

Barbaros TUYUKUN: Türk ve Dünya basınını iyi takip etsinler. Ancak her okuduklarına sorgusuz sualsiz inanmasınlar, eleştirel bir bakışla değerlendirip elekten geçirdikten sonra karar versinler. En önemlisi de akıl terazisinde ve vicdanlarının arasında iyi bir denge kursunlar o zaman şaşmaz bir yol bulurlar. Sayfamızdaki yazılar eleştirilirse veya değerlendirilip yorumlanırsa yazara yön verir, geri bildirim her konuda olduğu gibi yazarlar içinde son derece önemlidir ve okuyucunun taleplerine daha iyi cevap verebilmek için önem arzetmektedir. Okumaktan çekinmeyin diyerek herkesi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

“Ve Aleyküm Selam” diyerek okuyuculardan önce farzı yerine getirelim. Bir başka söyleşi de nasipse tekrar buluşmak dileklerimizle, Allah’a emanet olun.