Vural Egemen Sarıgöz ile Söyleşi
1-Öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Vural Egemen SARIGÖZ: Ülkücü, Müslüman Türk Genci olarak ağabeylerimizin bize öğrettiği gibi her işe, Besmele ve selam ile başlamak isterim. Bismillahi Allahümme... Allah(c.c.)'ın rahmeti, bereketi ve selamı tüm inananların üzerine olsun. 23 Nisan 1984 yılında eskiden Adana'nın, şimdilerde Osmaniye'nin ilçesi olan Kadirli İlçesinin Bahadırlı Köyü'nde doğmuşum. İlk, orta ve lise tahsilimi Adana'da tamamlayıp hayata atıldım. Bir yandan iş hayatında yer almaya çalışırken bir yandan da Açık öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünü okumakta iken, çeşitli siyasi nedenlerden ötürü askere gitmek zorunda kaldım. Okulumu bitirmeden askere gitmenin verdiği üzüntüyü yaşasam da, hakkımda hayırlısının bu olduğunu şimdilerde daha iyi anlıyorum.
Şu an Adana'da ikamet ediyorum. Bir özel şirkette veri uzmanı olarak çalışmaktayım.
Evliyim ve bir erkek evladım var.
2-Ülkücü Hareket ile tanışma dönemleriniz... Ülkü Ocaklarındaki geçmişinizi öğrenebilir miyiz?
Vural Egemen SARIGÖZ: Ben doğduğum günden beri Ülkü Ocakları'nın içindeyim. Babam Adana'da Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptığı sıralarda çocuk yaştaydım... Henüz ilkokul birinci sınıfta iken mahallemizdeki Fevzipaşa Ülkü Ocağı'na gider, ağabeylerimle birlikte vakit geçirirdim. İlk ilmihâl bilgilerine burada sahip oldum. Abdest almasını, namaz kılmasını ve diğer dini vecibelerimin gereklerini buradaki ağabeylerimden öğrendim.
Daha sonra ham iken girdiğimiz ocakta pişmeye başladık.
Babam ocak başkanlığından MHP'nin siyasi kadrolarına geçti ama ben ocakçılığı hiç bırakmadım...
Bir söz vardır -Ocakta yetişirsin daha sonra İlçe ve il yönetiminde partiye geçersin- diye...
Benim için aktif olarak bu mümkün olmadı. Ülkü Ocaklı olarak kalmak benim için hep bir ayrıcalıktı. Siyaset elbetteki vazgeçilmez ancak ocak ruhunun bana kattıklarını siyasetin kirletmesinden korktum...
Daha sonraları Ortaöğretim masası başkanlığı ile başlayan görev almalarım; çeşitli derecelerde devam etmiştir.
Eğitim masası başkanlığı, 2. başkanlık gibi görevleri layıkıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum.
Bana layık görülen ocak başkanlığı görevini maalesef Adana'da dışında, Yozgat'ta çalışma şartlarından ötürü üstlenemedim. Halâ içimde bir ukde olarak kalmıştır. Ülkü Ocakları'nın Peygamber Ocağı olduğunu öğrendiğimiz günden bu yana; o yerlere salavatsız girmez, o yerlerde ayak ayak üstüne atmayız.
3-İkinci soruda bir algı ortaya koydunuz; -Ocakta yetişirsin, partide yönetime geçersin- şeklinde. Aktif siyaseti düşünüyor musunuz?
Vural Egemen SARIGÖZ: Hali hazırda her Ülkücü siyasetin içindedir. Siyasetin yalan ve dalaveresinden uzak bir anlayışla Memleket Meseleleri ile ilgilenmektir.
Ülkenin içinde bulunduğu durumu ve ülke üzerinde oynanan oyunlara karşı Ülkücü her zaman mücadele ve bilgi birikimi içinde olmalıdır.
Hergün şehit haberlerinin geldiği şu günlerde mevcut siyasilerimizin bir çözüm getiremediği aşikârdır. Bu sebepten memleket meselelerine gerçekten çözüm ile yaklaşacak ve yeni çözüm önerileri getirecek gençlere ihtiyacımız vardır.
Ben elimden geldiği sürece kendi şehrimde, kendi bölgemde Önce Ülkem ve Milletim daha sonra partim için siyasi çalışmalar içerisinde oluyorum. Daha üst seviyede siyaset yapmak için ağabeylerimizin bize görev adletmesini bekliyoruz. Bir söz vardır "Görev alınmaz, verilir."
Görevden kaçmadık, bundan sonra da kaçmayız.
4-Genel olarak Türkiye'nin içinde bulunduğu durum ve MHP'nin tutumu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Vural Egemen SARIGÖZ: Ülkemiz şuan istikrar saçmalığı ile felakete sürüklenmektedir. AKP hükümetinin PKK ve dış mihraklara karşı verdiği tavizler sonucunda ülkemiz ve vatandaşlarımız ilerleyen zamanlarda zor günler geçirecektir.
En büyük sorunumuz terördür. İnsanımız açlığa tahammül edebilir, bir yerde yolsuzluğu Allah'a havale ederek tahammül edebilir ama mevzu bahis vatan ve vatan evlatları olunca tahammül edemez.
Şu an öyle bir hâl içerisinde yaşıyoruz ki bundan 15 yıl evvel telaffuz edilmesi dahi mümkün olmayan durumlar şimdi birer birer gerçekleştirilmiş projeler olarak karşımızdadır.
Devletin hiç bir resmi kurumunda kürtçe konuşmak mümkün değilken bugün devletin kendi kanallarında kürtçe yayınlar yapılabiliyor.
Apo'nun idam edilmesi söz konusu iken şimdiler de Apo'nun Bursa'da misafirhanelerde kaldığı ve yanına istediği kişilerin getirildiği bilinmektedir.
MHP'nin koalisyon ortağı olduğu dönemde sadece bir süreliğine ertelenen idam cezası şimdilerde AKP hükümeti tarafından önce müebbet hapse çevrilip ardından da ev hapsine çevrilmesinin planı yapılmaktadır.
MHP'nin içerisinde bulunduğumuz durumlara karşı daha sert söylemlerle dahil olması gerekir.
Mevcut siyasi düzenin içerisinde tek başına milli değerleri savunma görevinde olan ve bu görevi geçmişte olduğu gibi gelecekte de layıkıyla yerine getireceğinden eminim.
MHP'nin ilk olarak diplomatik demeçlerden vazgeçip halkın anlayabileceği şekilde açıklamalar yapması gerekmektedir.
MHP'nin AKP yandaşı olan bir medya ordusuna karşı işi hiç de kolay değildir.
MHP'nin geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Büyük Kurultayında birlik ve beraberlik mesajı verilmiştir.
Özellikle Genel Başkan Adaylarından D.Müsavat DERVİŞOĞLU'nun kürsüye gelirken "babamızın kürsüsüne çıkıyorum" sözü beni çok etkilemiştir. Ülkücü Kadrolar yeniden körüklenmeli ve Kara Eylüller'de ağabeylerimizin ülküsü olan "Ya Devlet Ülkücüleşecek, Ya Ülkücüler Devletleşecek" hedefi yeniden konulmalıdır.
5- Siyasete dair fazla konuşmasak iyi olacak sanırım, içinden çıkılmaz bir hâl almaya alışkın bir yapısı var... Meselemiz'in imtiyaz sahibisiniz, biraz da bu süreci anlatmanızı istesek?
Vural Egemen SARIGÖZ: Meselemiz.com sitesini 18 Mart 2011 gününde yayına hazırladık. O günün anlam ve önemini arzedebilmek için bir avuç yazar arkadaşımız ile Çanakkale Şehitlerini anarak yayın hayatımıza başladık. 1,5 yılı aşkın süredir özveri ile çalışan genç ve dinamik yazar arkadaşlarımız ile sitemizi okurlarımız ile buluşturuyoruz.
İnternette bilgi kirliliğinin yaşandığı, internet kullanıcılarının üretmek yerine kopyala yapıştır mantığı ile hareket ettiği şu günlerde Meselemiz.com ve benzeri sitelerin değeri daha fazla anlaşılıyor. İlerleyen zamanlarda Meselemiz.com ile yine internet üzerinden okunabilecek aylık siyasi, fikir ve kültür dergisi yayına başlayacak. Şimdilerde kemik bir okuyucu kitlesi var. Olumlu tepkiler alıyoruz. Yolumuza tüm hızımızla ve kararlılığımızla devam edeceğiz...
6-Anlaşıldığı üzre, basiretli bir kadro ile engellere tekme basa basa ilerliyorsunuz. Daha farklı proje vb. faaliyetlere değindiniz hafifçe; bunları açmanızı istesek?
Vural Egemen SARIGÖZ: İlerleyen zamanlarda site yazarlarımızın katılımıyla bir çalıştay hazırlamayı düşünüyoruz. Bu çalıştay, site yazarlarının bir araya gelerek memleket meselelerine çözümler üretmek olacaktır. İnternet üzerinden okunacak olan dergimizde yine sitemizin ismini taşıyacak yada alternatif bir isim belirlenecek. Aylık olarak yayınlanacak dergimiz bir kapak konusundan ziyade bir kaç kapak konusuna yazarlarımızın siyasi, ekonomik, tarihi yönlerden değerlendirilmesi sonucu yayına hazırlanacaktır.
Hem sitemizde hem de dergimizde yalnızca kadromuz ile aramıza katılmak isteyen tüm genç yazarlarımızla birlikte olmayı ümit ediyoruz. Buradan bu vesile ile bir kez daha duyuralım. Meselemiz yazarları arasına katılmak isteyenler site üzerinden ilgili arkadaşlarımız ile iletişime geçerek kaleme aldıkları yazılarını daha fazla okurla buluşturabilirler.
7- Meselemiz'in yazarı Vural Egemen Sarıgöz, muharrirliği nasıl değerlendiriyor? Kendisinde yazma yet'isini nasıl farketti?
Vural Egemen SARIGÖZ: Günümüzde memleket meselelerine eğilen yazar sayısı oldukça azdır. Şuan revaçta olan blog yazarlığı gençlerimizi körleştirmektedir. Bloglarda eğlence, konser, ilişkiler üzerine yazılar kaleme alınmaktadır. Hâlbuki gençlerimizin Ülke meselelerine eğilen, araştıran ve çözüm önerileri sunan makaleler kaleme alması gerekir. Ben 2005 yılından beri aktif olarak yazılar yazıyor ve çeşitli sitelerde, dergilerde yayınlanıyorum.
Kendimde yazı yetisi olduğunu söyleyemem ama fıtratım gereği fikirlerimi hür bir şekilde ifade ederim, günümüzde de bunun yolu yazılarınızı internette yayınlamaktan geçiyor. İnternet ortamı olmasa kesinlikle hazırladığım kitaplarımı basıma vermiştim.
8-Şimdi sizinde müsaadenizle şahsınızın muhatabı olduğu sorulara geçelim. Örneğin örnek aldığınız birisi var mı? Bu her manâda olabilir; siyaset, düşünce, gündelik hayat...
Vural Egemen SARIGÖZ: Birisi değil Abide Şahsiyetler var... Hem milli , hem dini, hem de şahsi yönden hayatımı ve hayat tarzımı şekillendiren rehber kişilikler vardır.
Her bir Osmanlı Padişahı benim nazarımda bir Başbuğ ve bir Evliyadır.
Milliyetçi Fikir Adamları günlük yaşantımı şekillendirirken, Allah Dostları maneviyatımı hazırlar.
Bir gençliğe yön veren, peşinden milyonları sürükleyen Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ'in adını zikretmemek olmaz. O Türk Dünyası'nın bilge lideridir. Onun yokluğunda Türk Dünyası öksüz kalmış ve yokluğu her geçen gün daha fazla hissedilmektedir.
Bunun yanı sıra bir çok Milliyetçi Fikir Adamı vardır.
Galip ERDEM Ağabey'i çok örnek alırım. O'nun gündemle dalga geçen edasını, Erol GÜNGÖR'ün Temel Görüşlerimize dokunuşu, Seyyid Ahmet ARVASİ'nin Ülkümüzü bayraklaştırması, hepsi benim için çok kıymetlidir.
Hüseyin Nihal ATSIZ'ın Turancılığı ile şekillenip, Ziya GÖKALP'in Türkçülüğü ile şuurlanmak onur vericidir.
9-Ne sıklıkla kitap okursunuz? Takip ettiğiniz dergi ve gazeteler, köşe yazarları hangileri? Ve bu güne kadar okuduğunuz en iyi kitap ya da kitaplar...
Vural Egemen SARIGÖZ: Kitap okumayı seviyorum. Günlük olarak Ortadoğu Gazetesini takip ediyorum. Dergi olarak Semerkand Dergisini aylık olarak takip ederim. Meselemiz.com yazarlarının her yeni yazısını heyecanla beklerim. Sözkonusu.net yazarlarından Abdullah Kılavuz'un, Alperen Kızıklı'nın yazılarını takip ederim. Bu güne kadar okuduğum en iyi kitap Hüseyin Nihal ATSIZ'ın "Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor" serisidir. Bu iki ayrı kitap değil bence tek bir kitaptır.
Bir bütündür.. Ayrılamaz...
Roman ya da hikaye kitaplarından ziyade araştırma ve dini kitapları okumayı seviyorum...
En kısa zamanda Ahmet TURGUT'un "Bozkırın Sırrı-Türk Peygamber" isimli kitabını okumayı istiyorum.
10-Televizyon ile düzenli bir bağınız var mı? Takip ettiğiniz diziler, programlar... Ve sinema filmleri..
Vural Egemen SARIGÖZ: Kötü bir televizyon izleyicisiyim. Çok nadir televizyon izlerim. Önemli konuklar olursa bazı programları izlerim. Dizi izlemem. Televizyon kanalı olarak Semerkand Tv'de yayınlanan programları düzenli olmasa da haftasonları dinlenirken izlerim. Sinemaya sık giderim. Tiyatro'ya sık olmasa da elimden geldiği kadar iştirak etmeye çalışırım.
11-Sosyal hayatınızda nasıl birisiniz? Ve bir gün gerçekleşmesini istediğiniz bir hayâliniz var mı?
Vural Egemen SARIGÖZ: Sosyal hayatım oldukça renklidir. Koyu bir Beşiktaş taraftarıyımdır. Elimden geldiğince Adanaspor'un maçlarını stadta izlerim. Gezmeyi severim tarihi mekânları tercih ederim. Bir gün gerçekleşmesini istediğim hayâlim; Vey Irmağı'nda abdest alıp, Ötüken Ormanı'nın derinliklerinde sabah namazını, Çin Seddi'nin üzerinde yatsı namazını kılıp Turan Bayrağı altında Türk'çe yaşamaktır.
12-Son olarak söylemek istediklerinizi alalım...
Vural Egemen SARIGÖZ: Bu memlekete yerin üstündekiler sahip çıkmazsa yerin altındakiler sahip çıkacaktır. Allah(c.c.) Türk'ü Korusun ve Yüceltsin. Bana sonsuz destek olan eşime buradan sevgiler yolluyorum. Selam ve dua ile...
Sorularımıza yanıt verdiğiniz ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Vural Egemen SARIGÖZ: Bana bunları söyleme fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.